Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

Şiirimin Dili

Yüreğin dile geldiği, şiirin kalp diye attığı site...

Yazılar
 

Bulut Bakışlarına Hapsolmuş Nem/Ben

Bulut bakışlarına hapsolmuş kahverengi nem
Bahar yağmurlarına eşlik etmedi sen giderken.
Ağlamayı unutuşum işte bu yüzden…


Yalın anlatımlardayken varlığın
Asıllığından uzak düşlerde
Yemin bozuşlarım gelir aklıma
Bahar kokardı tenin
Yağmurlar kadar ıslak ve ılıktın.

Simit atardın arka bahçedeki güvercinlere
Kavrulmuş susam kokardın…
Avuç içlerini öperdim dudak ucumla,
Bulut bakışlarına umut ekerdim,
Sağanak olur, yağardın
Dokunurdum kirpiklerinin şahikasına
Islak ıslak bakardın

Tek ben varım sanırdım…

Yaş(l)anmış sevişler düşünce gözlerinden
Ve yitirince yerimi en ücrasında,
Bakışlarına hapsettim yağmurlarımı,
Her bahar veda sızısı düşünce dudaklarıma
Arar dururum gözlerine ektiğim umutlarımı…

Yoğunlaşmış bir kasvet olur şimdi,
Bulut bakışlarına hapsolmuş kahverengi nem
Bahar yağmurlarına eşlik etmedi sen giderken.
Ağlamayı unutuşum işte bu yüzden…

  -MutedilDalgalı-

 

 
 
 

Sarı Sardunyanın Gözyaşı


Kırık cam parçaları avuçlarımda

Yosun tutmuş gözlerim,
Bakmayı unutmuş ezberlerde.

Soluksuz titreyişler, yokluğunda üşürken.
Geceye saltanat.

Avuntunun çeyreğinde vuslat hayalleri,

Ben gecede, tek,
Ben gecede mutedil…

Yasaksa kabulleniş,
Yargının boynundaki kelepçe,
Susuşun ödülü mü ki bu?

Dalgaların sesindeki öfkeden belli
Sabaha asır var.

Yankısında, çığlıklar.
Susma, sarı sardunya,
Sen ağlasan da solacak,

Sevgisiz kalmış yapraklar.

MutedilDalgalı 

Etiket :sardunya , sevgi , sevgisiz , yaprak
-MutedilDalgalı-
19 Nisan 2008
05:29
Yorumlar :0
 
 
 
 

Mutedil Dalgalı


Dalgaların ayakuçlarıydı bakışların,
Her seferinde yüreğime asice vuran.
Sevdam karanlığın iç çeken yanıydı.
Nemli gecelerin ılık esintisinde,
Tövbeler bozmaya niyetli haylazlığıyla,
Avcı olurdu yaban kuşunun kanadında.

Oysa ne yeminler eskitmiştim sendeyken,
Kaç kurşuna siper oldum,
Karamsar ümitlerin esaretinde, boğulmadan
Avuç içlerimde membalar, sundum sana.

Hezeyanlarla savaşırken yürek sancıların,
Tababeti öğrendim, parmak uçlarımla…
Münzevi haykırışlarının tek tanığı oldum.
Her mevsimi yaz kıldım sana, üşüme diye.
Gözlerimin hassasiyetini serdim ayak altlarına.

Mevsimin ılıklığında donarken gözbebeklerim,
Gidişine dur diyemedi basmakalıp sözlerim.
Mutedil yanım avunur önce,
Susar senden kalmış, kırık kelimelerim.
Dalgalar boğuşur akşam yellerinde, ellerim kapanır,
Yüzümde izin kalmasın diye, dalgalarla silerim.

Kapatır avuçlarım şakaklarımı,
Sensizlikten kaygılı…
Bil ki artık hüznüm
Mutedil ve dalgalı…

MutedilDalgalı 

Etiket :
-MutedilDalgalı-
19 Nisan 2008
05:27
Yorumlar :0
 
 
 
 

Dişi Kuşun Vedası

Çalıların ardından geldi cıvıltıları,
Kıpır kıpır ayak sesleriyle.
En çok çalışanından belliydi dişi olduğu.
Ağzına sığdırdığı dal parçalarıyla,
Pür telaş yuvasını kurmaya çalışıyordu.

Yüreğim de şenlendi onlardaki heyecanla,
İçim coşa geldi birden,
Öyle hızlı öyle sıcaktı ki hareketleri,
İzlemeye koyuldum başım ellerim arasında.

Bir sapan yayı gerildi birden, ses çınladı;
Uğultusunun ardından; sendeledi ürkekçe,
Yorgun bir beden düşüverdi yere, usulca.
Ağzında dal kırıkları, yüreğinde umutları;
Ve geride donakalmış hayatı;
Göğsüne saplanmış minik taş parçasında.

Eşine bakakaldı dişi kuş;
Dört döndü etrafında, çığlık çığlığa,
Yüreği fırlayacak yerinden, nefes alışı düzensiz,
Bir yuvasına uçtu, bir hayat arkadaşına.
Dokundu gagasıyla kan sızan, can alıcı yaraya

Çare yok gitmek gerek, beden boş kaldı,
Dişi kuş yarım…

Tüm gücüyle yüklenmeye çalıştı cansız bedeni,
Düşürürken yere, avaz avaz öttü.
Son kez baktı umudun tükenişiyle biten hayata.
Kımıldayamadan daha, boynu hafifçe yana düştü.
Bilinçsizce eğildi başucuna, anlayamadım;
Belki son vedasıydı, belki de son öpüştü.

 

-MutedilDalgalı-
Etiket :dişi kuş , kuş , sapan , yuva , ölüm , şiir
-MutedilDalgalı-
19 Nisan 2008
05:26
Yorumlar :0
 
 
 
 

Son Gece


Mühürsüzdü gecelerin dilekçesi,
Elinde susamışlığına isyanıyla araladı hüznün sularını
Bir damla daha içti kana kana
Kırılmışlığındaki minik yara izini öptü ilkin,
Ellerinde solmaya yüz tutmuş kasımpatılarıyla
Ayağına yapışmış ökçeli anılardı tökezleten,
Her adımına bir çelme ve barikatlar yoluna
Tiz çığlığı duyuldu, ölümün,
Ilık nefesiyle yaklaşmaktaydı firari yalnızlık
Ayrılığın soğukluğu sardı çevresini,
Ürperdi karanlığın etkisinden kurtulmadan.
Bir not bırakmalıydı belki
Ya da belirsizlikler, bu gününe dair,
Herkes bir şey çıkarmalıydı payına.
Parmak uçlarında yürüdü, duşa doğru,
Damlalar ıslatırken bedenini, o çığlığını yutkunup sustu.
Ellerine baktı, gözlerini yumdu.
Kirlenmişliklerinden arındırıp, yorgun bedenini,
Geceye bıraktı masumluğunu.
Bir tek vedasını esirgedi geçmişinden.
Bir de geleceğe dair umudunu.
Halsiz bedeni sallanırken ipin ucunda,
Kaybolmuş sandığı ruhu,
Çoktan yerini bulmuştu.

Bir başlık atıldı manşetlere,
Kim çaldı bunun çocukluğunu?

 

-MutedilDalgalı-
Etiket :gece , intihar , umut , çocukluk , ölüm
-MutedilDalgalı-
19 Nisan 2008
05:25
Yorumlar :0
 
 
 
 

Kırdım mı Anne?



Dinlenmek hakkındı kırk yıl sonunda,
Zamansız gelip de yordum mu seni?
Bana en sevdiğim sorulduğunda,
Hep babam diyerek kırdım mı seni?

Bilirim kızamaz anne yüreğin,
Nasıl ödenir ki onca emeğin.
Bilsen nasıl üzgün küçük meleğin,
Hep babam diyerek kırdım mı seni?

Anne olan anlar zor olduğunu,
Yürekte yananın kor olduğunu,
Bilmedim sözümün hor olduğunu,
Hep babam diyerek kırdım mı seni?

Koca kızım ama bakma yaşıma,
Geç olsa da aklım geldi başıma,
Bak şimdi de affet bu gözyaşıma.
Hep babam diyerek kırdım mı seni?

Nerde olursan ol gel de gelirim,
Hakkın çok büyüktür bunu bilirim
Şimdi senden bin kez özür dilerim
Hep babam diyerek kırdım mı seni?

MutedilDalgaşı 

Etiket :anne , baba , emek , hak
-MutedilDalgalı-
19 Nisan 2008
05:24
Yorumlar :0
 
 
 
 

*Balıkçı*

Başına buyruk olma yine
Bırakma avazlarımı!
Deniz dalgalı işte
Hava fırtınalı!
Sustur asi yüreğini,
Demir at sükunete!
Bir kez olsun dinle beni.
Bilir misin asi balıkçı?
Sevdi bu deli kız seni.
Senden gizli, dönüşünü düşledi.
Fırtınalara meydan okudu,
Her gidişinin ardından.
Denizden biriktirdi ,
Ondan bu denli tuzlu gözyaşları...
Kıskandı binlerce kez ona olan aşkını.
Bir kere dinle balıkçı!
Gitme!
Yum gözlerini,
Dinle denizin sesini.
Gelme diyor, tutkun bir ben değilim ki...

-MutedilDalgalı-

 

Etiket :balıkçı , deniz , sevda , şiir
-MutedilDalgalı-
19 Nisan 2008
05:23
Yorumlar :0
 
 
 
 

Yorgun Gözlerin Baba...

Altı çocuğunun en küçüğü ben,
Sevgin başka diye abartma baba,
Yarım asır kadar öndesin benden,
Yorgun gözlerini kapatma baba.

Korkusunu yaşadım yıllar boyunca,
Adının yanına ölüm koyunca,
Giderim diyorsun hayat doyunca,
Yorgun gözlerini kapatma baba.

Yaş farkı büyüktü, anladın beni,
Bu yüzden büyüttüm gözümde seni,
Daha çok var giyme sakın kefeni,
Yorgun gözlerini kapatma baba.

Çok şükür rahatım iyiyim dersin,
Rabbim gençliğimi önüne sersin,
Benden alıp senin ömrüne versin
Yorgun gözlerini kapatma baba.

Bilsen öyle çok ki içimdeki sen,
Diyorsun ya yaşım üç artı seksen,
Dünyaya doymuşum, yeter de desen,
Yorgun gözlerini kapatma baba.

-MutedilDalgalı-
Etiket :baba , yorgun , şiir
-MutedilDalgalı-
19 Nisan 2008
05:22
Yorumlar :0
 
 
 
 

Geç Kalmış Mektup

Hiç bu denli bitik olmadım anne,

Asiliğime baş eğdirdiler,
Boynunu büktüler hırçın yanımın,
Düşlerime karamsarlığı yaydılar anne
Avuçlarıma kazıdılar sevgisizliği,
Öpüşlerimi sildiler sevdiklerimden.
İçimdeki son pozitifliği
Göz göre göre çaldılar anne…

İlk ışıklarında ısındığım güneşin,
Aydınlığını benden aldılar anne,
Ellerimle büyüttüğüm,
Umut yüklediğim serçenin kanadını,
Acımadan haince yoldular anne…

Hapsettiler duygularımı bir bir,
İşkence, hakaret, pislik ve şerle
İliklerime kadar korku saldılar anne,
Ellerim titrerken gözbebeğimde,
Gülen o ışığa kıydılar anne…

Hayatın içinde, kinden bihaber,
İçime nefreti, zorla yaydılar.
Çocuksu yanıma çelme taktılar anne.
Sıyrılmış körpe duygularıma,
A c ı m a d ı l a r
Gözleri kan çanağı olmuş çocuğu
Gözyaşlarıyla boğdular anne…

Hani yaslanacak sıcak kolların?
Hani masallardaki mutlu sonların?
Sözlerini yalan saydılar anne.

Önce düşlerimden seni koparıp,
Çaresizliğime ıslık çaldılar,
Hayatımı bu denli yordular anne,
Sonunda,
En derinine seni koyduğum,
Yorgun yüreğimden vurdular anne…

 

-MutedilDalgalı-
 
 
 

Akif Usta’nın Sol Ayağı

Hava bozmaya görsün,
Sol ayağı sancırmış hep, sürüklermiş tuta tuta.
Birinin başı sıkışsa,
Hemen koşarmış Akif Usta’nın yanına.
Baba adammış, cömertmiş Akif Usta.
Çocukluğundan bilirmiş babam;
Bulgaristan’dan kaçmış bu yana.
Kaçarken ayağına ne olmuş anlamamış.
Yalnız yaşamış yıllarca.
Geride bıraktıklarını düşlemiş hep,
Bir ana, bir baba ve üç kişilik bir yuva…
Bir kız sevmiş, çok hem de,
Vermemişler bakıp sol ayağına,
“Kaçarım” demiş sevdiği, “götür beni”.
El ele verip koyulmuşlar yola.
İlk değilmiş ki kaçışı,
Alışmış nasıl olsa.
Hep gülümsermiş Akif Usta.
Sol ayağına sövermiş bir tek.
Kızdığı görülmemiş başkasına.
İnat eder gitmezmiş bir türlü,
Yıldızı barışmazmış doktorlarla.
Karısı zorlamış bir gün,
“Etme Akif’im yazıktır sana”
Akif Usta perişan, yıkılmış;
“Karım utanır mı benden acaba?”
Erkenden tutmuş kasabanın yolunu
Sevdiğinin hatrına.
“Kesmek gerek” demiş doktor,
“Sen nasıl yaşadın bu ayakla”
Akif Usta şaşırmış;
“Kesmek şart mı doktor bey?”
“Ben alıştım yıllarca”
Kesmişler bileğinden acıyan sol yanını,
Söylemez olmuş dili,
Artık, suçlayan gözlerle bakar olmuş karısına.
Rahatsız olmuş varlığından, yaşayamamış tek ayakla
Çok sürmemiş, ölüvermiş Akif Usta.
Karısı vicdan azabıyla hala boğuşmakta.
Adı dillere dolanır olmuş,
Baba adamdı, cömertti Akif Usta…

 

-MutedilDalgalı-
Etiket :
-MutedilDalgalı-
19 Nisan 2008
05:19
Yorumlar :0
 
 
 
 
 
web stats web stats