Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

Şiirimin Dili

Yüreğin dile geldiği, şiirin kalp diye attığı site...

Yazılar
 

Hesapsız Sorgular

Islak gecelerin sabaha baktığı vakitlerde
Mavi düşlerin, kara sevdasına boyandı ellerim
Yağmurun koynunda üşürken başıboş sevdalar
Eylül gibi yaz yorgunu bekleyişlerim

Başka hülyalara dalar mı sandın?

An, hüzün doğururken gözlerimden,
Yoğun bir doğum sancısı olur kirpiklerimde,
Yüreğimdeki isyanların adı yokken
Susmaya çalışan çığlığımdan iki hece düşer

Hissiz bir yürek duyar mı sandın?

Sığındığım limanların yıkık duvarları gelir üstüme
Her köşesinde senden kalma sözcükler,
Ellerimde izleri kalmış haylaz kırmızının,
Dudaklarıma yapışmış o mayhoş tadın,

Öyle bir anda çıkar mı sandın?

Gitmelerin ardındaki efkârı dağıtmam artık
Bahara katarım eğreti kalan güzümü
Hüzünden izlerin seyrine bırakıp
Yıkarım anılara bulanmış hissiz yüzümü

Karışıp sularla akar mı sandın?

 

MutedilDalgalı 

Etiket :
-MutedilDalgalı-
19 Nisan 2008
05:00
Yorumlar :0
 
 
 
 

KUM SAATİ

Bir türlü kavuşamıyoruz seninle.
Çünkü;
İkimiz...
Kum saatindeki iki kum taneciği...
Lakin;
Birimiz;
İlk düşen zerrecik;
Diğerimiz en son düşecek olan...
Kavuşmamıza tek mani;
"Zaman"...

 

Şair : MutedilDalgalı

 
 
 

GİTMELİ

Gitmeli!
Tam kurşun karası olmuşken hava...
Güneş yavaş yavaş sırtını dönerken aya,
Çekip gitmeli!

İsyan bayrağını havaya kaldırmalı artık.
O, dalgalanırken şubat ayazında,
Sığınmalı bir dağın yamacına...
Önce hayata sövmeli en baştan,
Sonra asileşmiş hayatıma...

Gözbebekleri üşürken hayatın,
İntikamını almalı yılların.
Yalvarışını izlemeli...
Mıh gibi çakmalı orta yerine yaşamın,
Hırçın gözlerinden
Yaş yerine,
Yalvarış akmalı...

Son kez bakmalı artık gökyüzüne...
Veda etmeli...
Gözlerden yaş düşmeden daha,
Ruh düşmeli bedenden,
Şubatın ayazı son kez hissedilmeli...
Bu denli...
Gitmeli...

Son kez atmalı bu münzevi yürek...
Hayat devam ederken zorbalığına...
Ben...
Tek başına!

Fosilleşip kalmalıyım yıllarca...
Her gören sormalı ’neyin nesi’ diye.
Ve tanıtılmalıyım geleceğe;
Hayata küskünlüğün,
Kaçışın anıtı diye...

 

Şair :MutedilDalgaLI

 
 
 

BİÇARE

Neden ağlıyor bu şehir?
Yokluğunda...
Ve neden geride kalan hep ben oluyorum?
Bu şehire tek başına meydan okuyan...

Gitmeye cesaretim olmadığından değil,
Sensizliği göze alamadığımdan olsa gerek!
Şimdi sitemlerimi sıralasam bir bir
Serseri geceler mi tanıklık eder?
Yoksa..
Yorgun gündüzler mi?
Belki de sadece yelkovansız saatler...
Ne dersin?

Öyle sahte kaldı ki bu şehir..
Orjinaline benzemiyor sen gittin gideli.
Mona Lisa misali...
Hiç bir şey varlığındaki asıllıkta değil.
Ve..
Tebessümlerim de onunki gibi...
Yarı sahtelik var içinde, yarı hüzün...

Yorgun gündüzler dinlenmek üzere.
Ki;
Bu şehre karanlık çökmekte;
Yelkovansız saatim yine yokluğuna gebe...
Lakin bi kurtarıcım yok.
Ben mutedil dalgalı BİÇARE!

 

Şair : Mutedildalgalı

 
 
 
 
web stats web stats