Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

Şiirimin Dili

Yüreğin dile geldiği, şiirin kalp diye attığı site...

7 tane "mutedildalgalı" etiketli yazı bulundu "mutedildalgalı" tagli diger ogeler resimler , videolar
 

Yanlış Masalın Kahramanı


Kahramansız kaldı hep masallarım,
Her adıma bir lakap yükledi, hayat.
Seni bile unutturdu her yeni masal,
Ben gökte prenses,
Uçan halıda,
Sen yaramaz kurbağa.
Belki de yedi cücelerden en yakışıklısıydın,
Ama dev prenses oldum, pamuk değil.
Belki de parmak çocuktun sen,
Ben mor menekşe.
Yo yo sen Pinokyo, ben kırmızı başlıklı...
Külkedisiyken ben,
Sen, Notre Dame’in kamburu.
Anlayacağın bir türlü kesişmedi, yollarımız.
Hep başka masalların kahramanı olduk.
Belki de bir peri masalıydı bu aşk,
Peri gitti, değnek kayıp,
Bitti masal çağı...
Bizse, saat 12’de araba olmayı kaçırmış
İki balkabağı...

MutedilDalgalı 

 
 
 

Özeleştiri / İtiraf

Doğrudan kaçıp da sahte sözlere
Kanınca başladı yalan sisleri.
Hayata umutla bakan gözlere
Karamsarlık kattı tütün isleri.


Kırılır mı sandık hayat inadı?
Kaç kere kırıldı aşkın kanadı
Yitirdik ruhtaki büyük sanatı
Satışa çıkardık güzel hisleri.


Dostu kırdık sonra düşmana koştuk
Gerçeği unutup hayalle coştuk,
Aydınlık olmadık bizler hep loştuk,
Sonunda kaybettik tüm bahisleri.



MutedilDalgalı

 
 
 

Günah Düşer Şiire


Günah düşer şiire,
Şiir utanır.



Artık işe yarar mı, bilmem ahlarım
Zafer kazanmış şimdi, nev günahlarım…




Kayıp neslin gençleriydik belki;
Keyfe düşüp duymadık izahları

Nefsin esiri olduk, dünyaya köle,
Ne yatsıyı duyduk ne sabahları

Gözümüze perde çekti dünyevi düşler
Erteledik pişmanlıktan doğan ahları

İçimizdeki sese kulak vermedik
Bastırdık ruhtaki tüm eyvahları

Karanlık basınca ruhun özünü
Farkettik sırttaki, yük günahları…

 MutedilDalgalı

 
 
 

Git Şimdi


Tükenişin vuslata dayandığı noktada duygularım,
Mıhlanmış ihanetin mührü sevdanın üstüne.
İniltilerimin çığlık olduğu, saatlerin kıt’a duruşta olduğu an
Sözlerimin ötesine saklanmışken öfkemin zehri
Acılar soluksuz, çırpınışta çaresizliğim an be an.

Gözlerimde eriyişinin yaşlara döndüğü anda vakit,
İhanetin soğukluğu ellerimi sarmalayan,
Başka tende düşlemek acıtırken sana ait bedenimi,
Görmek başka yüreklerdeki izini,
Köklü bir kitabenin silik izlerine dönüşmekteyken,
Git şimdi…

Bedenimde kaskatı bir ateş, her yerde sen,
Ya başkasındaki? O da mı sen?
İçimde zehrinden başka sevdama öfke,
Sana kırgınlık, aşka sitem, ihanete darbe…
Git şimdi…
Bitti artık sana adanmış hayatın sahnelendiği perde.

Dudaklarıma yapışmış tadın,
Bir tükürük kadar somut artık, acımtırak…
Yükleyip sevdanın layıksız yanını sırtına,
Git şimdi…
Bir elinde aşkımı sendelettiğin anlık zevkin,
Bir yanında sana sadakatini sunan kadınlığımla git, yalınayak…

Git şimdi…
Ardına bir ihanetin acıya dönüşen yanını,
Bir de hoyratlaşan körpe sevdalarımı bırak…
 
 
 

KUM SAATİ

Bir türlü kavuşamıyoruz seninle.
Çünkü;
İkimiz...
Kum saatindeki iki kum taneciği...
Lakin;
Birimiz;
İlk düşen zerrecik;
Diğerimiz en son düşecek olan...
Kavuşmamıza tek mani;
"Zaman"...

 

Şair : MutedilDalgalı

 
 
 

GİTMELİ

Gitmeli!
Tam kurşun karası olmuşken hava...
Güneş yavaş yavaş sırtını dönerken aya,
Çekip gitmeli!

İsyan bayrağını havaya kaldırmalı artık.
O, dalgalanırken şubat ayazında,
Sığınmalı bir dağın yamacına...
Önce hayata sövmeli en baştan,
Sonra asileşmiş hayatıma...

Gözbebekleri üşürken hayatın,
İntikamını almalı yılların.
Yalvarışını izlemeli...
Mıh gibi çakmalı orta yerine yaşamın,
Hırçın gözlerinden
Yaş yerine,
Yalvarış akmalı...

Son kez bakmalı artık gökyüzüne...
Veda etmeli...
Gözlerden yaş düşmeden daha,
Ruh düşmeli bedenden,
Şubatın ayazı son kez hissedilmeli...
Bu denli...
Gitmeli...

Son kez atmalı bu münzevi yürek...
Hayat devam ederken zorbalığına...
Ben...
Tek başına!

Fosilleşip kalmalıyım yıllarca...
Her gören sormalı ’neyin nesi’ diye.
Ve tanıtılmalıyım geleceğe;
Hayata küskünlüğün,
Kaçışın anıtı diye...

 

Şair :MutedilDalgaLI

 
 
 

BİÇARE

Neden ağlıyor bu şehir?
Yokluğunda...
Ve neden geride kalan hep ben oluyorum?
Bu şehire tek başına meydan okuyan...

Gitmeye cesaretim olmadığından değil,
Sensizliği göze alamadığımdan olsa gerek!
Şimdi sitemlerimi sıralasam bir bir
Serseri geceler mi tanıklık eder?
Yoksa..
Yorgun gündüzler mi?
Belki de sadece yelkovansız saatler...
Ne dersin?

Öyle sahte kaldı ki bu şehir..
Orjinaline benzemiyor sen gittin gideli.
Mona Lisa misali...
Hiç bir şey varlığındaki asıllıkta değil.
Ve..
Tebessümlerim de onunki gibi...
Yarı sahtelik var içinde, yarı hüzün...

Yorgun gündüzler dinlenmek üzere.
Ki;
Bu şehre karanlık çökmekte;
Yelkovansız saatim yine yokluğuna gebe...
Lakin bi kurtarıcım yok.
Ben mutedil dalgalı BİÇARE!

 

Şair : Mutedildalgalı

 
 
 
 
web stats web stats